Bebeğiniz için önemli olan testler



Bebeğiniz için önemli olan testler
27 Ekim 2010 tarihinde eklendi, 21.037 kez okundu.

Minicik bebeğinizin sağlığı hakkında ipucu verecek testler var. Yenidoğan döneminde topuğundan alınan birkaç damla kan, işitme testi ve kalça ultrasonu, dünyaya merhaba diyen küçük kalplerin hayatını değiştirebiliyor.

Yenidoğanlara yapılacak bu testler, bebekken tanısı ve tedavisi çok kolay olan pek çok ciddi hastalığın ilerlemesini önlediği gibi, bebek ölümlerinin azalması açısından da büyük önem taşıyor.

TARAMA TESTLERİ

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Canan Okuyucu Bilgili, Sağlık Bakanlığı’nın her yeni doğan bebekten istediği üç testin fenilketönüri, TSH ve biotinidaz taraması olduğunu belirterek bu testlerin çok önemli olduğunu ve mutlaka yapılması gerektiğini söylüyor. Peki bu testler, hangi sağlık sorunlarına dair ipucu veriyor? “Fenilketönüri, doğumsal metabolik bir hastalık. Merkezi sinir sistemini etkiliyor, zeka geriliğine yol açıyor. Ancak teşhis edildikten sonra tedavisi oldukça kolay. Bebeğin beslenmesine dikkat edilerek, gıda ile aldığı fenilanin miktarı azaltılıyor, bu maddeler normal sınırlara geldiğinde bebek sağlığına kavuşuyor. Ancak hastalığın tespiti geç kalındığında, bebeğin zekasında geri dönülmez hasarlar oluşabiliyor. TSH ölçülerek, bebeğin tiroid bezinin sağlıklı çalışıp çalışmadığı kontrol ediliyor. Hipotiroidi dediğimiz tiroid hormonunun yetersizliği de nöromotor gelişimini etkilediği için zekasında geriliğe neden olabiliyor. Biotinidaz ise Sağlık Bakanlığı’nın yaklaşık sekiz ay önce zorunlu uygulamaya aldığı bir test. Onun eksikliği de zeka geriliğinden işitme kaybına, göz sinirlerinin yeterince gelişmemesine kadar birçok soruna yol açabiliyor. Biotinidaz eksikliği ilaçla tedavi edilebiliyor.”

TESTLER NE ZAMAN YAPILMALI?
Taramada en önemli konu, örnek alma zamanı. Sağlık Bakanlığı, her bebekten eksiksiz olarak kan alınabilmesi için hastaneden taburcu olmadan önce testlerin yapılmasını istiyor. Ancak test yapılmadan önce yeterince beslenemeyen bebeklerde yanlış sonuç çıkma ihtimali yüksek. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı, bebekler 15 gününü doldurunca ikinci kez testin tekrarlanmasını istiyor. Bu üç testte de bebekten kan almak için en uygun dönem, üçüncü ve beşinci gün arası olarak kabul ediliyor. Hipotiroidide üçüncü haftadan sonra konan teşhis, tedavide başarı oranını düşürüyor. Tanısı konmayan çocuklar; hastaneye zeka veya gelişme geriliği, beslenememe, sürekli uyuma, kaba yüz ve ses, ciltte ve saçta kuruluk, hipotoni (çocuğun pelte gibi olması) bulgularıyla geliyor. Metabolik hastalıkta ise kan şekeri düşüklüğü, havale, anormal ter ve idrar kokusu, kas tonusu değişiklikleri, ciddi enfeksiyonlarla bebek hastaneye getiriliyor.
BU TESTLERİ İHMAL ETMEYİN!
Yenidoğan tarama testlerinin yaklaşık 30 yıllık bir geçmişi var. Bilgili, kan alınarak yapılması zorunlu bu taramalar dışında, işitme testi ve kalça ultrasonunun da yapılmasının şart olduğunu belirtiyor: “Yenidoğanların işitip işitmediğini anlama k için çok basit testler uygulanıyor.”

KALÇA ÇEKİĞİ TESTİUzmanların üzerinde önemle durduğu bir konu da, kalça çıkığının teşhisini sağlayan ultrason. Ultrasonu yapan kişinin çok iyi eğitimli olması gerekiyor, aksi halde sonuca güvenmek mümkün değil. Bebek kalçasının belli ölçüleri var. Çocuk ortopedistinin yanı sıra bu ölçüleri almayı iyi bilen bir radyolog da testi yapabiliyor. Dr. Canan Okuyucu Bilgili, ikiz gebeliklerde, ailede benzer öyküsü olanlarda, makat geliş doğumlarda (doğumun son aylarında bebeğin dönmeyerek doğum sırasında baştan gelmek yerine poposunun altta kalmasının) kalça çıkığı riskinin arttığım ve bu bebeklere testin muhakkak yapılması gerektiğini belirtiyor.)

TEŞHİS İÇİN DOĞRU ZAMAN

Kalça ultrasonunda en doğru sonuç için testin, riski olan bebeklerde ilk haftada, diğerlerinde bir ayını doldurunca yapılması gerekiyor. Çocuk doktorları rutin muayene ile her zaman gelişimsel kalça bozukluğunu tespit edemeyebilir. Bu aşamada da ölçümlerin önemi ortaya çıkıyor. Kalça çıkığı teşhisi konulan bebeklere, kalça kemiğinin yuvasında kalmasını sağlayan özel bandajlar takılıyor. Böylece ileride ortopedik ve psikolojik sorunlara yol açabilecek durumlar baştan engellenmiş oluyor.

İŞİTME TESTİ

Gelişmiş ülkelerde standart olarak uygulanan bu test, sağırlığın erken teşhisi ve tedavisinde büyük önem taşıyor. Test, bebek 24 saatini doldurduktan sonra vapılabiliyor. Ancak en uygun zaman, doğum sonrası 48 saatlik olduğunda. Tercihen bir odiolog (işitme testi uzmanı) ya da bu konuda eğitimli bir hemşireyle birlikte yapılan testte, cihazın hassasiyeti kadar yapan kişinin deneyimi de önemli. Test sırasında, sessiz bir ortamda, kulaklarının içine verilen ses dalgasına bebeğin verdiği tepki ölçülüyor. Bebeklerde işitmenin yeterli olduğu seviye, 30 desibel. Her 1.500-2.000 doğumun birinde, bebekte işitme problemi görülüyor. Testte bebeğin işitmediği ortaya çıkarsa, orta düzeydeki işitme kayıpları kulaklıkla giderilebiliyor. Daha ileri düzeydekiler ise ‘Koklear implant’ yöntemiyle tedavi ediliyor. Ailesinde doğuştan işitme özürlü olanların, dış kulağında anormallik görülen bebeklerin veya prematürelerin kesinlikle bu teste tabi tutulması gerekiyor.

DAHA ÇOK HASTALIK SAPTAYABİLİYOR

Acıbadem bünyesinde 3 testin yanı sıra çok sayıda metabolik hastalığın taraması yapılıyor, Tandem MS testi uygulanıyor. Bu test sayesinde, çocuğun ileride karşılaşabileceği kimi sağlık sorunları, bulguları dahi ortaya çıkmadan tedavi edilmeye başlanabiliyor. Tandem MS, yenidoğan metabolik hastalık taraması, protein, yağ ve organik asit sindirimiyle ilgili hastalıkların tanısının erken konabilmesini sağlıyor.

Fazla Kilo
Sağlıklı yaşamak, yaşam standartlarınızı yükseltmek, yüksek enerjiye ulaşmak ve mutlu olmak için fazla kilolarınızdan kurtulun.

UYARI: İçeriklerimiz tamamen öneri niteliğindedir. Uygulamadan önce lütfen doktorunuza danışınız.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git