“Diyete başlıyorum ama devam edemiyorum” un 5 nedeni



“Diyete başlıyorum ama devam edemiyorum” un 5 nedeni
13 Ekim 2014 tarihinde eklendi, 6.885 kez okundu.

Sitemiz diyetisyenlerinden Merve Tığlı Çınar, zayıflama çabasına giren herkesin mutlaka yaşadığı ve söylediği ‘diyete başlıyorum fakat devam edemiyorum’ un cevabını bizlere veriyor. Siz de bu durumdan muzdaripseniz ve bir çözüm arıyorsanız bu yazıyı mutlaka okumalısınız.

Çoğumuzun “diyet” denilince aklına gelen kısa sureli de olsa sevdiğimiz besinlerden uzak kalmaktır. Diyet, birçok besini içerse de mutlaka yasaklar olacak diye düşünürüz. Son zamanlarda yapılan araştırmalara bakıldığında , düzenli olarak diyet yapan her 20 kişiden ortalama 4 kişi ilk yedi gün içinde, 3 kişi ise 1 ayın sonunda diyeti bırakıyor, diyet yapanların sadece %20’si ise diyete 3 ay boyunca devam ediyor. Sizin de fazla kilolarınız varsa ve/veya uzun sureli diyetlere devam edemiyorsanız çözüm önerilerimi okumanızı tavsiye ediyorum.

Aşağıdaki 5 strateji sizi diyetinizin henüz başında havlu atmaktan alıkoyabilir, böylece sürdürülebilir bir beslenme programıyla kalıcı kilo kaybı sağlayabilirsiniz.

1-Vücudunuz isyan ediyor:

Uygulanması zor veya katı diyetler ruh halinizi olumsuz etkileyebilir, baş ağrınızı, fiziksel ve zihinsel yorgunluğunuzu, sinirlerinizi ve sindirim sisteminizi tetikleyebilir. Kimse böyle hissetmek istemez; eğer siz de enerjik, rahat ve mutlu hissetmek istiyorsanız diyetinizi değiştirmelisiniz.

Ne yapmalıyım?: Öncelikle geçmişinizi gözden geçirmeli ve aynı hataları tekrar yapmamalısınız. Siz bedeninizi herkesten daha iyi bilirsiniz, muhtemelen neyi yaptığınızda kendinizi daha kötü hissettiğinizi de en iyi bilen sizsiniz. Ben danışanlarıma ne zaman kendilerini kötü hissettiklerini sorduğum zaman, genelde aynı cevapları alıyorum. Bu cevaplar ağırlıklı olarak çok az kalori veya çok az karbonhidrat yediklerinde mutsuz oldukları üzerine, ve “eğer geriye dönseydiniz daha dengeli hissetmek için daha farklı ne yapardınız?” diye sorduğumda birçoğu, atıştırmaları arttırmak, porsiyonları büyütmekten bahsediyor. Şimdiye kadar neden bu istediklerini yapmadıklarını sorduğumda ise o şekilde kilo vereceklerine inanmadıklarını söylüyorlar. Kilo vermek için daha fazla yemek size de mantıksız görünse de hemen bu düşünceden uzaklaşın ve vücudunuza güvenin. Evet kilo vermek için bir şeylerden kısmak gerekebilir, fakat temel ihtiyaçlarınızdan kısarsanız metabolizmanız ve sağlığınız bozulabilir, daha fazlası vücudunuzdan “bu kadar yeter!” sinyalleri alabilirsiniz. Başarılı olmak için akıllıca bir plan yapmalısınız; ne az ,ne fazla; sadece denge.

2-Açlık:

Sofradan kalktıktan 5 dakika sonra veya yemekten bir saat sonra açlık hissetmek, giderek azalması gereken bir duygu değildir. Aslında sürekli hissettiğiniz kronik açlık, diyetinizin yetersiz veya dengesiz olduğunu gösterir, bu da vücudunuzda enerji tasarrufuna, dolayısıyla da kilo kaybında duraklamaya neden olabilir.

Nasıl düzeltebilirim: sürekli açlık hissi olmadan kilo kaybetmek için tokluğu arttıran besinleri diyetinize dahil edebilir, böylece daha uzun süre tok kalabilirsiniz. Örneğin; yağsız protein (organik yumurta, tavuk, balık, fasulye ve mercimek), lif (meyve, sebze, kepekli tahıllar, fasulye, mercimek), ve iyi yağlar (avokado, yağlı tohumlar , sızma zeytinyağı ve hindistan cevizi yağları) içeren gıdalar. Yaklaşık 350 kalorilik uzun süre tok tutan yiyeceklere baktığımızda; bir kase sebzeli mercimek çorbası, ¼ avokado, iki fincan ızgara kuşkonmaz, 1,5 bardak pişmiş kinoa; kendinizi 350 kalorilik diğer yiyecekleri tükettiğinizden daha doygun hissedeceksiniz. Bunun yanında diğer akıllıca seçimler ise kalorisi az fakat hacim olarak büyük besinleri tercih etmek. Bunlar; su oranı yüksek taze sebze-meyveler, organik patlamış mısır, haşlanmış tam tahıllar olabilir. Yarım fincan organik mısır yaklaşık 15 gr karbonhidrat içerir, aynı miktardan 3 fincan organik patlamış mısır elde edebilirsiniz. Yarım fincan kahverengi pirinç yaklaşık 22 gr karbonhidrat içerir ve kahverengi pirinç sizin yaklaşık 8 kat daha fazla doymuş hissetmenizi sağlayacaktır.

3-İstek:

Ben ideal kiloya ulaşan danışanlarıma genellikle bundan sonraki dönemde mutlu olmak için yine beslenme konusunda savurganlık yapıp yapmayacaklarını sorarım ve birçoğu bunun için sonsuza kadar yemin etmek istemez. Oysa ki kilo kontrolü ömür boyu motivasyon olduğu için bu çok kritik bir sorudur. Bağımlılıklar için bir yol bulunamazsa kaybedilen 20kg 25kg olarak , 30kg da 40kg olarak geri alınır. Diyete başladıktan bir hafta sonra “mükemmel” olmaya çalışmak, depresif, kızgın ,öfkeli hissetmeye ,bunun sonucunda tıkınırcasına yemek yemeye ve diyetin bozulmasına neden olur.

Nasıl düzeltebilirim: “Ya hep ya hiç!” zihniyetinden kurtularak. Bu düşünce, diyetinizde yaptığınız küçük bir kaçamak sonrasında “ben nasılsa diyeti bozdum, yapamıyorum, bırakayım” gibi düşünceleri tetikler. Eğer aşırıya kaçmaktan korkuyorsanız, küçük kaçamaklar aşırı yemek yeme riskinizi azaltacağından faydalı bile olabilir. Örneğin haftada bir istediğiniz restorandan bir dilim pasta veya pastaneden kurabiye alabilirsiniz. Ayrıca bu kaçamaklara avokado, bitter çikolata veya badem ezmesi gibi kilo kaybı dostu besinleri eklerseniz sonuç beklediğinizden de iyi olabilir.

4-Sosyal baskı:

4-5 kg fazlası olan çoğu danışanım, sağlıklı beslenme ile kilo vermeyi denediklerinde aileleri veya arkadaşlarının “senin kilo vermen gerekmez, gayet iyi görünüyorsun” gibi yorumlarıyla karşılaştıklarını söylediler. Son yıllarda yapılan bir çalışmada yemeğin arkadaşlarla yenildiğinde, bir yabancıyla yenildiğinden daha fazla miktarda olduğu bulunmuştur, arkadaşlar genelde yememek konusunda değil yemek için konusunda birbirine destek olur.

Nasıl düzeltebilirim: Arkadaşlarınızla yemeğe değil eğlenmeye gidin ve yemek yerken eğlenceye ara verin. Eğlenceyi akşam yemeği ve alkol saatlerinizin dışında tutun. Film izlemek yerine (patlamış mısır ve şeker tüketimine azaltmak için) bir oyuna veya dansa gidebilirsiniz, böylece tüm akşamı su yudumlayarak geçirebilirsiniz. Eğer bu yöntem de işe yaramazsa, arkadaşlarınıza hedeflerinizin sizin için neden önemli olduğunu somut bir şekilde açıklayın. Örneğin iyi beslenmem, daha iyi uyumama, iş yerinde daha iyi konumda olmama yardımcı olurken ayrıca , mide rahatsızlıklarıma da engel olur gibi, ve bu konuda onlardan destek isteyin. Arkadaşlarınız da sizin gibi düşündüğünde suç ortağınızı kaybetmiş gibi hissedebilirsiniz fakat eminim onlar sizinle vakit geçirmek için bir orta yol bulacaklardır.

5-Duygular:

Biz doğduktan hemen sonra beslenme için programlanmış konumdayız. Kutlamalarda, kriz anlarında, sevgi gösterirken veya rahatlama aracı olarak hep besinleri kullanırız. İşte bu yüzden kötü bir gün, uzun süredir beklenen bir davet veya bir maç, yemek yemeyi tetikleyebilir.6-7 yıldan daha fazla sürede danışanlarımdan gördüğüm kadarıyla duygusal yemenin üstesinden gelememe, kilo kaybının önündeki en büyük engellerden biri.

Nasıl düzeltebilirim: üzgün, sinirli veya endişeli olduğunuzda bir çikolata yemek size o an kendinizi daha iyi hissettirebilir, fakat size ertesi gün veya yedikten yarım saat sonra neler hissettirecek? Canınızın istediği an sorgulamadan yemek yerine sadece 5 saniye düşünüp sonuçlarını düşünmek gerekir. Bunun kolay olduğunu söyleyemem, bir gecede değişmeyecek olsa da bu kalıbı yıkabilirsiniz. Zamanınızın %50-70 i duygusal yeme olmasa bile bu değişim kilo üzerinde ciddi etkiler yaratabilir. Eğer kötü hissettiğinizde buzdolabı sizi kendine çekiyorsa, buzdolabı yerine hemen bilgisayarınızı açıp ideal kilosuna ulaşan insanların başarı hikayelerini okuyun veya biraz yoga yapın. Bunlar yoğunlaşan duygularınızı dağıtmaya yardımcı olacaktır.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git