Ekmek diyet düşmanı değildir!

15
ekmek diyet düşmanı değildir
ekmek diyet düşmanı değildir

Sitemiz diyetisyenlerinden Ekin Çilingir, rejim yapmaya başlandığında ilk yapılan ekmeği azaltma ya da tamamen kesme davranışının hata olduğunu açıklayarak ekmeğin tam tersi enerji kaynağı olduğu ve rejim sırasında yenmesi gereken besinlerin başında geldiğini açıklıyor.

Ne zaman kilo aldığımızı düşünsek ilk yaptığımız beslenme değişikliği, ekmek tüketimimizi azaltmak olur. Oysa ki gerektiği kadar ve uygun şekilde tüketildiğinde ekmek en kaliteli enerji kaynaklarından biridir.

Pek çok karbonhidratlı besine göre yağ oranın düşük olması, lif içeriği nedeniyle doygunluğunun yüksek olması ve tam buğday ,çavdar, tahıl ekmeği çeşitleriyle zengin B grubu vitaminleri kaynağı olması ekmeği günlük beslenmemizde önemli bir yere koyar.

Ekmek hem kilo kaybı programlarında hem de sağlıklı beslenme düzeninde  rahatlıkla tüketilebilir.

Ekmek tüketiminin miktarı kişinin kilosuna, cinsiyetine, enerji ihtiyacına veya çalışma temposuna göre değişkenlik göstermelidir.

Pilav,makarna,börek patates gibi diğer karbonhidrat içerikli besinleri tüketmediği takdirde gün içinde bir kişi ortalama  6-8 dilim ekmeği rahatlıkla tüketebilir.

4 dilimden eksik ekmek içeren diyetler “ketojenik diyet” olarak adlandırılır ve vücut için zararlı keton cisimciklerinin artışına sebep olurken günlük ihtiyacımız olan enerjiyi eksik almamıza sebep olur.

Uzun süreli düşük karbonhidratlı diyetler kişide  yorgunluk, dikkat dağınıklığı, baş ağrısı gibi sıkıntılara sebep olurken daha ileri süreçte ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

Unutmayalım ki ekmek; tek karbonhidrat kaynağı değildir fakat; Tüm karbonhidrat kaynakları içinde en yağsız, en yüksek posalı ve zengin B grubu vitaminleri kaynağıdır.

Meyve ve sebzelerden aldığımız karbonhidratlar ile ekmekten aldığımız karbonhidratları kıyaslayınca da günlük enerjiyi karşılamada çok daha etkin olduğunu görürüz.

Ekmek çeşitleri incelendiğinde sağlığımız için faydaları çok daha net anlaşılmaktadır ;

 Kepek Ekmeği: Buğday ununa en az % 10 en fazla % 30 oranında kepek ilave edilip tekniğine uygun olarak üretilen ekmek çeşididir. Dış kepeği ayrılmış, ancak embriyo ve iç kepeği ayrılmamış undan elde edilen mayalı ekmek, beyaz ekmeğe göre daha besleyicidir. Önemli bir B1 vitamini (tiamin) kaynağıdır. Kepek ekmeğini diyabet, konstipasyon (kabızlık) spastik kolon hastalıkları tercih edebilirler.

Tam Buğday Ekmeği: Buğday ununa en az % 60 oranında tam buğday unu ilave edilip tekniğine uygun olarak üretilen ekmek çeşididir. Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmede yardımcıdır. E ve B grubu vitaminlerince diğer ekmeklerden daha zengindir. Kalsiyum, demir ve çinko gibi pek çok elzem mineralleri içerir. Buğday tanesinin tamamını barındıran tam buğday ekmeği yüksek lif içeriği ile tokluk hissi verir ve tokluğun süresini uzatır. Kan şekerini hızlı yükseltmez. Şeker hastalığını kontrol altında tutmaya, kan basıncı, kolesterolün yükselmesini önlemeye, bağırsakları rahatlatıp kabızlığı gidermede, kalın bağırsak kanseri riskini azaltmada, bedenin bağışıklık sistemini güçlendirmesinde yardımcı olur. Antioksidan değeri yüksektir. Kalp-damar hastalıkları, kanser, katarakt, romatizma ve bazı alerjilerin oluşumunu yavaşlatır.

 Mısır (darı) Ekmeği: Buğday ununa en az % 20 mısır unu ve/veya mısır irmiği ilave edilip tekniğine uygun olarak üretilen ekmek çeşididir. ”Çölyak” adı verilen gluten enteropatisi hastalığında kişi hastalık sebebiyle buğday, arpa ve çavdar unlarından elde edilen hiçbir ürünü tüketemez. Bu hastalıkta tüketebilecek tek ekmek mısır ekmeğidir veya glutensiz un kullanılmalıdır.

 Çavdar Ekmeği: Buğday ununa en az % 30 oranında çavdar unu, çavdar kırması, çavdar kırığı, çavdar ezmesi veya bunların karışımı ilave edilip tekniğine uygun olarak üretilen ekmek çeşididir. Çavdar, tahıllar içerisinde en koyu renkli olan ve en çok çözünür lif içerendir.  Düşük tansiyonu olanlarda ve kalsiyum ihtiyacı fazla olan kişilerde kullanılabilir. İyi bir niasin kaynağı olması sebebiyle de diyabet (şeker hastalığı), hipertroidizm ve sporcularda tercih edilebilir. Düşük glisemik indekse sahip olduğu için kan şekeri seviyesini düzenler, insülin direnci ve diyabet riskini azaltır.

 Yulaflı Ekmek: Buğday ununa en az %15 oranında yulaf unu, yulaf kırması, yulaf kırığı, yulaf ezmesi veya bunların karışımı ilave edilip tekniğine uygun olarak üretilen ekmek çeşididir. Demir, manganez, çinko ve E vitamini, tiamin, niasin, riboflavin, folat ve diğer B grubu vitaminlerinin iyi kaynağı kaynaklarındandır. Yulaf kepeğinin kendi yapısında bulunan betaglukanın kolesterolü düşürücü, kan şekerini azaltıcı, kan basıncını, mide ve bağırsak çalışmasını düzenleyici etkisi bulunur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here