Obezite çağımızın en büyük problemi ve bu sorun çığ gibi büyüyor. Yapılan araştırmaya göre yağlı ve şekerli beslenme şekli 100 milyondan fazla sinir hücresinin bulunduğu sindirim sistemindeki beyni olumsuz etkiliyor. Fransız Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırmalar Enstitüsü’nden (Inserm) Fransız ve Alman bilim insanları Raphael Moriez ve Michel Neunlist’in fareler üzerinde yaptığı araştırma, çocukken yağlı yiyecekler ve şekerli [...]
Obezite günümüzün en ciddi hastalıklarından biri. Uzmanlar ve bilim adamları her gün yeni çözümler üretiyor çünkü artık her 5 çocuktan biri obez. Ciddi bir orana ulaşan obezite hastalığı için Kanadalı bilim adamları farklı çözümler üretmiş.
Obezite problemi olan kişiler, kilolu olmanın genel riskinin gerçek olduğunu bilir. Bu ağır riski kanserden ölme riskine kattığımızda cesaretimiz daha da kırılır. Obezitenin geleneksel yollarla tedavisinin başarılı olmaktan çok faydasız oluşunun ortaya çıkması gerçeği buna eklenince, obezitenin cerrahi tedavisi söz konusu olduğunda iyi haberler duymak, rahatlatıcı olacaktır.
İstanbul’daki Obezite Kongresi’nden obezite hastalarına güzel haberler çıktı. Obezite hastaları çözümün İstanbul’dan çıkmasına çok sevindi. Kongrede yüzde 40′a varan kilo kaybı sağlayan “Lorcaserin” ilaçla ilgili bir çalışma sundu.
Doğumdan kaynaklanan yırtılmalar sonucu, menopoz dönemi veya jinekolojik cerrahi müdahelelerden sonra idrar kesenin sarkmasıyla kadınlarda kabus olan idrar kaçırma durumu söz konusu olabilmektedir.
Çağımızda pek çok insan kilolarıyla şikayet etmekte. Fakat kilosu obezite sınırına dayanmış olan kişiler için fazla kilolar dahada problem teşkil etmekte. Fazla kilolar ile hemen hemen tüm organlar kötü anlamda etkileniyor. Bunlardan biriside göz sağlığı.
Günümüzdeki çocukların çoğunun kilolu olduğu görüyoruz. Düzensiz beslenme, fast food tüketimi, sağlıksız abur cubur tüketimi, fazla enerji alma, aktivite azlığı ve psikososyal nedenler çocuklarda ki kiloyu büyük ölçüde etkiliyor. Peki çocuklarınız kilolumu, fazla kilolu mu yoksa obez mi?
Genelde sadece yemek yemekle kilo alındığımızı sanıyoruz ama bu bilgi yanlış. Neden derseniz sebebi açık çünkü şişmanlık birçok metabolik, hormonal, genetik, çevresel ve psikolojik etkenin bir arada bulunduğu kompleks bir hastalık. Bilmelisiniz ki sadece yemek kilo aldırmıyor.
Dünyanın saygın tıp dergisi Lancet’te yayımlanan bir araştırma son 30 yılda obezitenin ikiye katlandığını ortaya koydu. Araştırmaya göre Avrupa’daki en obez kadınlar Türkiye’de. Uluslararası Tıp Dergisi Lancet’te yayımlanan araştırmanın sonuçları Türkiye ve tüm dünyada giderek artan obezite riskini gözler önüne serdi.
Şişmanlık genetiktir ancak bazen fark ederiz ki ailede hiç şişman olmamasına rağmen yeni nesil oldukça kilolu. Şişmanlığa neden olan kanıtlanmış davranışlar vardır. Bu davranışlar yaş ve cinsiyet ne olursa olsun herkesi etkiler ve şişmanlık yolunca hızlı adımlar atmamızı sağlar.