Menopoz sürecine bitkisel destek



Menopoz sürecine bitkisel destek
20 Ekim 2014 tarihinde eklendi, 1.751 kez okundu.

Sitemiz diyetisyenlerinden Nesrin Eriş, menopoz sürecinde yaşanan ateş basması ve meme-rahim kanseri riskini en aza indirebilmek için nasıl bir bitkisel destek uygulanabileceğini açıklıyor.

Menopoz dünyada tüm kadınlarda görülen bir olay olsa da, semptomlarının görülme oranı ülkeden ülkeye farklılıklar göstermektedir.

Menopoz belirtilerinin tedavisinde östrojen tedavisine alternatif olarak mikrobesleyicilerin ve bitkisel/fitokimyasal desteklerin kullanımı son yıllarda giderek daha fazla ilgi görmektedir.

Fitoöstrojenler, östrojen reseptörlerine bağlanabilen bitkisel bileşiklerdir. Fitoöstrojenlerin en önemli grubu izoflavonlardır. Diğer fitoöstrojen gruplarına (lignanlar, kumestanlar vb.) göre izoflavonların östrojenik aktivitesi daha fazladır. Fitoöstrojenler vücudun kendi östrojenine göre zayıf etkili olsalar da, menopoz yakınmalarının tedavisinde iyi bir ün kazanmışlardır.

Bir bardak (yaklaşık 200 g) soya fasulyesi 240-400 mg kadar izoflavon içerir. Bu miktar, hormon replasman tedavisi için standart olarak verilen sentetik hormona (premarin) veya 0,45 mg konjuge östrojene eş değerdir. Kırmızı yonca, keten tohumu, diğer kuru baklagiller (özellikle fasulye türleri), black cohosh (karayılan otu), alfa alfa da fitoöstrojen içeren kaynaklar arasındadır.

Düzenli olarak soya fasulyesi tüketen kadınlarda ateş basması semptomlarının daha az görüldüğü ve vajinal yüzeylerinde çok daha fazla hücre bulunduğu belirlenmiştir. Bu fazla hücreler menopoz döneminde sık rastlanan vajinal kuruluğu ve buna bağlı olarak gelişen tahrişleri azaltır.

Fitoöstrojenler, vücudun diğer sistemleri (kemik, beyin, kalp, damar) üzerine östrojenlerin olumlu etkilerini gösterebilirler. LDL kolesterolü düşürebilir, damar sertliğini ve osteoporozu önlemede yararlı olabilirler. Fitoöstrojenler meme ve rahim kanseri riskini azaltabilirler.

En etkili izoflavonlar genistein, daidzein ve glyciteindir. Genistein ve daidzein tümörlerin beslenmeleri için gerekli olan yeni kan damarlarının oluşumunu ve tümör büyümesini destekleyen enzimleri engelleyerek kansere karşı savaşır ve meme ve prostat kanseri riskini azaltabilir.

Piyasada 50-325 mg soya izoflavon ekstresi içeren kapsüller (%20-40’ı izoflavon) bulunmaktadır. Ayrıca, soya izoflavon ekstresi black cohosh ekstresiyle kombine edilebilmektedir.

Soya ürünleri tiroid fonksiyonlarını düzenleyen ilaçların emilimini azalttığından, tiroid fonksiyon bozukluğu için ilaç kullananlar izoflavon takviyesini dikkatli kullanmalıdırlar.

Nesrin Eriş
Beslenme ve Diyet Uzmanı

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git