Pilates zayıflatır mı?

218
Pilates zayıflatır mı?
Pilates zayıflatır mı?

Sitemiz pilates eğitmeni Jale Özen bu haftaki yazısında, pilatesin zayıflatıp zayıflatmadığı konusuna açıklık getirdi.

Gelelim yıllardır herkesin yanıldığı diğer bir konuya.

Pilates zayıflatır mı?

Pilates direk olarak kilo vermeye yönelik bir sistem değildir.

Ama dolaylı olarak pilatesin kilo vermeye ve  incelmeye katkı sağladığı tespit edilmiştir.

Pilates yapan kişilerin dayanıklılığı artar ve metabolizması hızlanır.

Ancak pilatese gelen çok kişiye daha ilk haftalardan çevresindekilerden şu yorum gelir,

” sen zayıfladın mı? “

Kişi aynı kıyafetleri giymektedir. Süreç içinde kıyafetlerinde bollaşmalar da olacaktır. Ancak tartıya çıktığında kilosu aynıdır… Hatta bazen daha da fazladır.

Onu kilo vermiş gibi gösteren nedir?

Öncelikle duruşun düzelmesi bu etkiyi sağlar daha dik ve düzgün duran her beden daha ince görünür. Denemek basit. Boy aynasının karşısına geçin ve bir kendinizi salarak gevşek durun, bir de karnınızı içinize çekip, boynunuzu, başınızı biri tavandan çekiyormuşçasına uzun tutun, omuzlarınızı yukarı kasmak yerine kulaklarınızdan olabildiğince aşağıda ve omuzlarınızı geriye alarak durun ve kendinize bakın.

Ha, lütfen bir de çok uzun basketbol  oyuncularının yürüdüğü gibi dizlerinizi hafifçe salmış, amortisör gibi esneterek durmuş olduğunuz o gevşek duruşu da düzeltelim.

Bakın bakalım hangi duruşunuz daha güzel gösteriyor?

Pilates, kas tonusunu arttırır, ve kasları esnek ve uzun tutar. Kas tonusunun artması kaslarınızı her zaman diri gösterir.

Ayrıca kaslar her zaman yağlardan daha az yer kaplar. Yani 1 kg pamuk mu, 1 kilo demir mi benzetmesinde olduğu gibi,

1 kilo yağ bir tabak yer tutarken, 1 kilo kas bir çay bardağı kadar yer tutar dersem belki oranlama ve duruş konusunda zihninizde bir pencere açabilirim görsel imaj olarak.

Ve gene bir başka güzel gerçek de kasların her zaman daha fazla enerji harcayarak kilo vermenizde size yardımcı olacağı gerçeğidir.

Zayıflamak ve kilo vermek, bir enerji harcama gerçeğini kabulü gerektirir.

Bu da cardio çalışmanızı ve diyet yapmanızı gerektirir. Yani tartıda kilo vermek istiyorsanız, yediğiniz yemeği sisteme sokacaksınız ve bol bol  aerobik egzersizler yapacaksınız.

Pilates ise  kas tonusunu arttırarak yağ yakımınıza yardım eden haliyle sadece destekleyicidir ama postural desteği ve  kaslarınızın tonusunu arttırıp uzatması gerçeği ile duruş ve formunuz aynı kiloda olsanız dahi sizi daha FİT ve FORMDA daha ÖZGÜVENLİ, HAVALI  ve İNCE gösterecektir.

Pilates yapan birinin postürü doğal olarak düzelmeye ve olması gerektiği hale gelmeye başladığında, aynı boy aynası karşısında zorlayarak geldiğiniz duruş, sizin doğal duruşunuz, doğal yürüyüşünüz ve oturup kalkışınız olmaya başlayacaktır. Daha dik, daha sıkı, daha özgüvenli bu duruşun, salınıverilmiş halden daha fazla pozitif etki yansıttığı kesindir. Masa başında çalışmaktan, zayıf sırt ve göğüs ve karın kaslarından, hasarlı bellerden, gevşemiş kalçalardan sıkı bir duruş elde edemezsiniz, yorucu olurJSüreklilik sağlayamazsınız.

Sırt kambur durdukça göğüsler de sarkık ve kilolu durur, karın gevşer, beden boyu kısalır, tıknazlaşırsınız, omuzların içine boynunuz gömülür…

Pilates yapan birinin ise omurgası olması gereken doğal S formuna gelir, dikleşir ve sırt ve göğüsler güçlendikçe , bel sağlamlaşıp, karın kaslarınız sıkılaşıp omurganıza yakınlaştıkça duruşunuz daha da uzun ve ince hale gelir.

Kalçaların sıkı olması, omurgamızı dik tutmak için çok önemlidir. Omurgamızı bir sopa gibi düşünürsek o sopayı gevşek bir kuma sapladığınızda mı, betona sapladığınızda mı daha dik durmasını sağlarsınız? Kalça ve pelvis kasları, burada o söz konusu kum veya beton gibidir.

Ve elbette kollar ve bacaklar.:))

Size ilginç bir deneyimden bahsetmek isterim, 2000 senesi öncesinde tekstil mühendisi olarak çalıştığım dönemlerde yönetici olmamın gereği, kıyafetlerim de şimdiki kadar rahat değildi, takım elbise ve pantolon ceketler giyerdim. Bunları da özel siparişle kendi çizdiğim modelleri bedenime uygun diktirerek kullanırdım. Tekstil krize girdikten sonraki dönemde hayatımın akışı egzersize yönlendiğinde de bunları güzelce katlayıp kışlık giysileri kaldırdığımız gibi dolapların tepesine kaldırdım.

Aradan zaman geçti, pilatese başladım 2005den sonraki süreç hayatımda pilatesin yoğun olduğu yeni bir dönemdi.  2009 senesiydi sanırım gitmem gereken bir  yer için giyinmem gerektiğinde, kıyafetlerim aklıma geldi ve dolaptan takımlarımı indirdim. Aman Allah’ımJ Hepsi beden olarak fena değildi, idare ederdi ama hepsinin istisnasız kolları kısalmıştı, paçaları kısalmıştı ve bel hattı dediğimiz kuplar belimden çok yukarıda kalmıştı.

Bunu yaşamın içinde yavaş yavaş değişirken fark edemiyoruz ama  bu tip bir deneyim her şeyi açıklıyordu. Giysilerin kollarının kısalma sebebi, kollarımın uzaması değil, sürekli fleksiyonda kalan kollarımın hep hafif kıvrık durmasının artık değişip, olması gereken hale gelmesiydi.

Lise, üniversite ve iş hayatı boyunca kucağımda taşıdığım kitaplarım, eşyalarım ve yaptığım strechingi olmayan yanlış egzersizler ile kollarımda özellikle bicepslerim kısaldığından dirseklerim bükülü durmaya başlamıştı ve pek çok kişi gibi benim de normalim buydu ve bu da kol boyumu o  dönemin doğrusu olarak belirlediğinden  ölçülerim ona göre dikilmişti ama işte şimdi özellikle ceket kollarım, baş parmağımın dibine kadar inmesi gerekirken el bileklerimin tepesinde, küçük kardeşimin ceketini giymiş görüntüsüyle duruyordu.

Bacaklarım da aynı şekilde, topuklu ayakkabılar ile kısalan bacak arka kasları ve  -ne anlıyorsak o dizlerimizi yaylandırarak yürümekten bilmem-, flamingo tarzında yürüyüşümden dolayı  daha kısayken, pilatesden sonra esneyip uzayan bacak kaslarımla dizlerimin fleksiyonda duruşu açılmış olduğundan, artık ölçüme göre dikilmiş pantolonlarımın da ayakkabının topuğuna kadar inmesi gereken boyları, ayak bileklerimi açıkta bırakan bir haldeydi.

En komiği de ceketlerimin kupundaydı ;bel oyuntuma göre itinayla hazırlanan kalıpla dikilen ceketlerimin bel hizaları, göğüs altıma doğru çıkmıştı.

Bunun sebebi de, omurgamın doğal kavisinin olması gerekenden daha fazla kifozla normal duruşum haline gelmesi ve yıllarca masa başında beni kısa bir üst bedene dönüştürmesiydi.

Omurgam pilatesle dikleşip, omurlarımın arası sağlıklı bir aralığa kavuştuğunda ve kifozum açıldığında, üst bedenim de daha uzamıştı artık ve ceketlerimin bel hizaları da dolayısıyla  kısa geliyordu.

O gün o toplantıya spor giyimle gittim ama  bu durum çok da hoşuma gitti. Ve o kıyafetlerimi de başkalarına verdim. Aynı kiloda olduğum halde, herkesin beni “ne kadar zayıflamışsın” diye tezahüratla karşılama sebeplerinden biri buydu işte. Tekstil yıllarımdan tanıyan çok kişinin gözünde ben çok değişmiştimJ)

Bunun çok fazla örneğini bunca yıllık Pilates eğitmenliği yaşamımda da sıkça gözlemledim. Tartıdaki kiloya takılmadan önce HERKES PİLATES ile TANIŞMALI.

KİLO SORUNU eğer OBEZİTEYE varan ölçüdeyse önce  diyetisyen ve  kontrollü cardio egzersizlerle kilosunu normal sınırlara indirip Pilatese başlamalı.

Eğer kilosu obezite sınırlarında değilse, PİLATESE BAŞLAMAK İÇİN HİÇ DÜŞÜNMEMELİ BİLE, HEMEN BAŞLAMALI ki duruşuyla  ve sağlam sağlıklı formuyla herkesin pozitif yorumlarını bir an önce kilo vermediği halde işitebilsin.

Herkese sağlıklı mutlu güzel  haftalar diliyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here