Probiyotikler ve bağışıklık



Probiyotikler ve bağışıklık
4 Şubat 2015 tarihinde eklendi, 2.075 kez okundu.

Sağlıklı yaşam bilinci geliştikçe her geçen gün yeni bir tabir günlük hayatımızda yerini alıyor. “Probiyotik” de bunlardan biri. Probiyotikler içinde bulunduğu sindirim sistemine yararlı etkiler yapan mikroorganizmalardır. Yani bunlar vücudumuzda bulunup bizim için çalışan küçük dostlardır.

Barsaklar ve bağışıklık sistemimi arasında sıkı bir ilişki vardır. Barsaklar güçsüz düştüğünde bağışıklık sistemimiz de zayıflar. Bunun tersi de doğrudur; bağışıklık sistemi zayıflamışsa mide ve bağırsaklarda da düzensizlikler meydana gelir. Barsaklarda yaşayan mikroorganizmaların tümüne bağırsak florası adı verilir. Barsaklarda bulunan milyarlarca bakterinin 500 kadar türü vardır. Bunlar bağışıklık sisteminin çalışkan yardımcılardır ve hastalıklardan koruyan birçok görevleri vardır:

  • Belirli besin maddelerinin sindirilmesini ve emilmesini sağlamak.
  • Bazı vitaminlerin emilimine yardımcı olmak.
  • Barsakların zararlı maddelerden korunması.
  • Hastalık etkeni virüslerin, bakterilerin barsaklarda yerleşmesinin önlenmesi.
  • Barsaklardaki bağışıklık hücrelerinin zararlı mikroorganizmalarla savaşması için desteklenmesi.
  • Barsakların içindeki mukoza tabakasının sağlıklı kalmasına yardımcı olunması.

Bütün bu görevlerin yerine getirilebilmesi için bağırsaklardaki çeşitli mikroorganizmaların belirli bir denge için birlikte var olmaları gerekir. Barsaklar kısa süreli stresleri genellikle dengelerken uzun süreli saldırılar barsakların çalışmasını bozabilir. Yanlış beslenme, sağlıksız yaşam tarzı, zararlı mikroorganizmalar ve belirli antibiyotiklerin alınması veya kortizon gibi ilaçların kullanımı bağırsakların işini zorlaştıran faktörlerdir. Barsaklardaki dost bakteriler bu gibi etkilerin sonucunda azalır ve onların yerine zararlı bakteriler çoğalabilir. Ürettikleri zehirli metabolizma ürünleri barsakların işlevini aksatır ve yıpranma sürecini başlatır. Şişkinlik, gaz, kramplar, kötü kokulu dışkılama bağırsakların stres altında olduğunun işaretleridir. Barsakların dengesi bozulduğunda bağışıklık sistemi de alarm vermeye başlar. Barsaklardaki bağışıklık hücreleri zarar gördüğünde alerji, romatizmal hastalıklar ve cilt hastalıkları gibi durumlar ortaya çıkabilir.

İşte bu noktada, probiyotikler denen dost bakteriler büyük öneme sahiptir. Son yıllarda sıkça duyulan probiyotikler, yukarıda anlatılan barsak florasının doğal dengesinin korunmasına yardımcı olan bakterilerdir. Probiyotik bakterilerin en büyük grubu, en iyi bilineni yoğurtta bulunan Lactobacillus acidophilus bakterileridir. Örneğin antibiyotikler hastalığa neden olan bakterileri öldürürken bağırsaklardaki “iyi” (yararlı) bakterileri de öldürmekte, zararlı bakterilerin çoğalması da problemlere neden olmaktadır. Probiyotik desteklerle kaybolan yararlı bakteriler yerine konulabilir ve antibiyotik veya çeşitli başka sebeplerden gelişen yararlı floranın azalmasına bağlı problemler önlenebilir.

Probiyotikler, zararlı bakterilerin çoğalmalarına engel olarak, bu bakterilerin ürettikleri toksinlerin atılmasını sağlayarak, bağlayıp uzaklaştırarak çeşitli hastalıklara karşı koruyucudurlar.

Probiyotikler güvenli mi?

Probiyotik bakteriler normal sindirim sistemini bir parçası olduklarından güvenli kabul edilirler. Ama probiyotikleri kullanmadan önce mutlaka bir uzmana danışın ve bunların da kişiye özel farklı etkilerinin olabileceğini unutmayın. Kefir, yoğurt, turşu, boza gibi mayalı gıdalarda doğal olarak probiyotikler vardır. Probiyotiklerin ilave edildiği yoğurt, ayran, peynir, bebek mamaları, meyve suları gibi çeşitli besinlerde bugün her yerde kolaylıkla bulunabilmektedir. Kapsül veya toz gibi, daha yoğun probiyotik ihtiva eden çeşitli formları da vardır.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git