Ramazan’da öfke kontrolü ve beslenme



Ramazan’da öfke kontrolü ve beslenme
6 Ağustos 2012 tarihinde eklendi, 1.698 kez okundu.

Sıcak havalarla birlikte gelen Ramazan ve oruç dönemi çok zorlu bir dönem olarak sayılabilir. Açlık, susuzluk ve sıcak hava ile birleşen bu zorlu dönemde öfke kontrolü ve beslenmenin etkisi çok büyük önem taşıyor. Sitemizin diyetisyenlerinden Işın SAYIN bu konuda hakkında çok değerli öneriler de bulunuyor.

Oruç tutarken, öfke ve negatif duyguları kontrol edebilmek önemlidir. Oruç tutmanın amaçlarından bazıları da şunlardır:

  • Duygu kontrolü,
  • Sağlıklı davranış ve tepkiler,
  • Hümanist bir ruh halini,
  • Anlayış ve toleransı yükseltebilmek vb…

Oruç tutarken, kan şekeri düşünce, sağlıklı bireyler bunlarıbaşarabilirken; sağlıksız bireylerin başarmasınızorlaştıran, kontrolü güçleştiren fizyolojik sorunlar olabilir.Sizde de yukarıdaki davranışları oruç tutarken gerçekleştirmekte zorlanma söz konusuysa ilgili ipuçları şöyledir:

  • Şişmanlık,
  • Karbonhidratlara eğilim,
  • Yemeyi durdurmakta zorlanma,
  • Alınganlık, duygusal hassasiyet,
  • Bel çevresinde yağlanma,
  • Sinirlilik,
  • Derin kaygı ve fobiler, hafif depresyon,
  • Yemeklerden sonra ağırlık, rehavet,
  • Uyku düzensizliği, kabus görme,
  • Gün içinde tahammülsüzlük veya her zaman toleranslı olduğunuz konularda özellikle oruç tutarken, tahammülünüzün düşmesi gibi belirtiler varsa:

Mutlaka açlık, toklukta hem kan şekeri hem insülin değerleri bir endokrinolog tarafından eksiksiz incelenmelidir. Belki de doktorunuz, saat başı insülin yanıtlı şeker yükleme testi isteyecek ve oruç tutmanızın sakıncalı olabileceğini söyleyecek; kim bilir… Bir endokrinoloji uzmanına gidip mutlaka uygun göreceği bu vbparametrelere baktırınız.

Ramazan’ dan önce,fark edilmeyen tiroid fonksiyon bozukluğu varsa; siz kısıtlı, dikkatli beslenerek kilonuzu ancak koruyorsanız bile; oruç tutarken metabolizmanın da yavaşlamasıyla; tüm dikkatinize rağmen kilo alabilirsiniz. Çoğu kez tiroid antikorlarıve fonksiyonları ile ilgili kan testleri yapılmamış da olabilir.

Yani insülin direnci, reaktif hipoglisemi, teşhisi gözden kaçan hipotiroid, tiroidit, haşimato tiroidi, hipertiroidizmvb taramalarınızı mümkünse Ramazan ayı’ ndan önce yaptırın.

Beyaz unla yapılan hamur işleri, reçel, bal, şekerli içecekler, pirinç, pirinçle yapılan çorba, pirinçle yapılan sarma, dolma, patates,  makarna, hamur tatlıları, tarhana, erişte, şehriye çorbaları, 2 taneden fazla hurma, fazlaca tatlı tattaki meyvelerin porsiyonunun büyümesi gibi sakıncalı yeme davranışlarından kaçınınız. Bunlar glisemik indeksi yüksek (kanda şekeri aniden yükselten çabuk acıktıran, sinir sistemini, zihinsel ve bedensel performansı zorlayan) karbonhidrat kaynaklarıdır.

Esmer ekmek, bulgur pilavı, bulgurla yapılmış sarma, dolma, kepekli makarna, esmer unla gözleme, az miktarda hafif tatlı meyveler, mercimek çorba,  sebze çorba, ezogelin, sebzeli mercimek çorba, yoğurtlu buğday çorbası tercih edilmelidir. Bunların hepsini bir günde yemek yerine, 1-2 çeşidinden az miktarda yenilmesi daha doğrudur. Bunlar glisemik indeksi düşük (kanda şekeri aniden yükseltmeyen) karbonhidrat kaynaklarıdır. Mutlaka sahur ve iftara süt ve süt ürünleri ekleyiniz. İftarda ve sahurda protein ve bitkilere birlikte yer vermeniz önemlidir.

Böylelikle kan şekerinizde ani iniş çıkışlar engellenerek sinir sistemi, ruhsal tolerans, bedensel dinamizm, zihinsel performans; çok daha kontrollü olabilecektir.

Çevrenizdekileri de kendinizi de incitmeden hakkıyla oruç tutabilmemiz dileğimle…

 

Işın Sayın
Beslenme ve Diyet Uzmanı

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git