Ağır obezite ve obezite cerrahisi

Ağır obezite ve obezite cerrahisi


Sitemiz Obezite Uzmanı Op. Dr. Murat Üstün,  obezitede tedavi yöntemleri ile ilgili bilgi vermeye devam ediyor.Morbid obezite aşamasında nasıl bir tedavi yöntemi uygulanacağını bu yazısında ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Obezitenin erken evrelerinde daha önceki yazılarımızda bahsedilen basamaklı tedavi yöntemleri, diyet, egzersiz, psikoterapi, davranış terapisi gibi cerrahi dışı metodlar denenmelidir. Tıbbi metod ve diyet tedavilerinin uzun dönemde başarı oranlarının kısıtlı kaldığı görüldüğü için cerrahi teknikler gittikçe popülarite kazanmıştır. Eşik değer uluslararası bilimsel otoritelerin uzlaşma raporlarına göre şu anda 40 ve üzeri vücut kitle indeksi, ya da 35 ve en az bir yandaş hastalık şeklindedir. Bu değerlerin üzerindeki bireylerde cerrahi dışı yöntemlerle kalıcı kilo kaybı oranları 2 yılda % 10’lara, 5 yılda ise sıfıra kadar düşmektedir. Özetle, morbid obezite aşamasına geçmiş kilo sorununda cerrahi dışındaki yöntemlerle kalıcı kilo kaybı sağlamak neredeyse imkansızdır. Bunun nedeni diyete uyumsuzluk veya hastanın iradesizliği değil, bu değerlerden sonra olayın estetik bir sorun olmaktan çıkıp, metabolik bir hastalık haline dönüşmesidir.

Sevgili Prof.Dr.Mehmet Öz’ün çok güzel bir benzetmesi vardır: Sigara içen birine akciğer kanserinden korunması için sigarayı bırakmasını önerebilirsiniz. Ancak akciğer kanseri olan birine tedavi olarak sigarayı bırakmasını öneremezsiniz. Aynı şekilde, morbid obezite aşamasına gelmeden obeziteyi önlemek için diyet ve egzersiz önerebilirsiniz. Ancak morbid obezite aşamasında bir hastada diyet ve egzersiz ancak cerrahi tedaviyi de içeren bir planın parçası olarak işe yarayacaktır.

Morbid obezitenin cerrahi tedavisi son 20 yıldır kendisini kanıtlamış, hatta giderek metabolik hastalıklardaki etkinliği de görüldüğünden obezite ve metabolizma cerrahisi olarak anılmaya başlanmıştır. Yüksek başarı oranları ve düşük komplikasyon riskleri ile artık standart bir tedavi seçeneği haline gelmiştir. Maalesef ülkemizde obezite cerrahisi geçmişte hep hasta kayıpları ile gündeme gelen ve korkulan bir cerrahi türü olarak duyulmuştur. Ancak band dönemine ait bu komplikasyon oranları gerilerde kalmıştır. 2013 itibarıyla ülkemizde 1400 civarında yıllık ameliyat sayısına ulaşılmıştır. Oysa nüfusumuz ve obezite oranları düşünüldüğünde 1.5 milyon kişinin obezite cerrahisine ihtiyacı vardır.

Obezite ve metabolizma cerrahisi için gerek toplumda, gerekse tıp mensupları arasında yeterli bilinçlenme yoktur. Özellikle dahili branşlardaki uzmanlar, hatta bazen obeziteyle ilgilenmeyen cerrahlar bile bu ameliyatların tehlikeli olduğu ve uzak durulması gerektiği konusunda hastaları olumsuz yönde etkilemektedir. Tıp bir bilimdir ve sürekli gelişmektedir. Bir doktorun bilim adamı olarak en önemli görevi bilimsel yenilikleri takip etmek ve güncel pratiğine taşımaktır.

Güncel makaleleri okuyan her bilim insanı, obezitenin zararlarının, obezite cerrahisi komplikasyonlarından kat kat yüksek olduğunu görecektir. Obezite cerrahisinde yaşam kaybına yol açacak ciddiyette bir komplikasyon yaşanması riski 2000’de 1 gibi düşük bir orana sahipken, ülkemizde çoğu tanısından habersiz milyonlarca diyabet hastası vardır. Bunların onbinlercesi diyabete bağlı komplikasyonlardan muzdariptir ve binlercesi de diyabet yüzünden yaşamını yitirecektir. Obezite ve metabolizma cerrahisi hem bu komplikasyonları önleyebilir, hem de obeziteye bağlı yandaş hastalıkların tedavisine harcanan inanılmaz bütçelerin kurtarılmasını sağlayabilir.

 

DİĞER HABERLER

Murat Üstün

Murat Üstün

Genel Cerrahi & Obezite ve Metabolizma Cerrahisi Uzmanı

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir