Çiftler neden birbirlerini aldatıyor?

Çiftler neden birbirlerini aldatıyor?

Sitemiz Uzman Psikolog Burcu Türk Lal, ilk yazısında çiftlerin neden birbirlerini aldattığını ayrıntılı bir şekilde ele alıyor.

“Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu, toplum içindeki en küçük birlik” olarak tanımlanan aile, toplumun temel taşı olup, diğer toplumsal kurumlar gibi toplumsal değişmelerden etkilenmeye açık bir kurumdur.

Çok büyük bir hızla değişmekte olan günümüz küresel dünyasında pek çok şey gibi aile de yıkıcı etkilere maruz kalmakta ve çoğu toplumda çözülme ve dağılmadan kurtulamamaktadır.

Aileleri parçalayan unsurların başında ise karşılıklı güvensizlik, anlayışsızlık ve geçimsizlik gelmektedir.

İhanet; mevcut bir ilişki dışında, duygusal ve fiziksel olarak ikinci bir ilişki daha yaşama durumudur. Bireylerin yeni deneyimler yaşama hevesleri, doyumsuzlukları, mutsuzlukları ihanet olgusunun ortaya çıkmasını tetikleyen etmenlerin başında gelir. İhaneti doğuran nedenler, bireyin içinde bulunduğu durum ve koşullara bağlı olarak ortaya çıkar. Bu koşullar, eşleri birey‐birey çatışması içine sürükler ve zamanla bireyin iç çatışmasını tetikler. İhanet, bu dizginlenemeyen iç çatışmanın bir sonucudur ve çoğunlukla söz konusu bu çatışmadan bir kaçıştır.

Kadın erkek ilişkilerinde, özellikle de evlilikte kadını ya da erkeği ihanete iten nedenler farklılık gösterse de, temelde ihanet, sağlıksız ve uyumsuz bir birlikteliğin sonucudur.

Çiftler arasında bedensel ve ruhsal açıdan tatmin edici bir uyum sağlanamadığı durumlarda, duygusal dünyalarında oluşan boşluk, çiftleri farklı arayışlar içerisine itebileceği gibi, karşı cinsten gelebilecek duygusal yaklaşımlara da açık hale getirebilir. İşte tam da bu noktada bireyler kolaylıkla ihanete sürüklenebilirler.

Nefsine saygı ve güveni olmayan, ya da eşi tarafından sevilmediğini sanan eş, sevilebilir bir kişi olduğunu ispat için evlilik dışı ilişkiler arayabilir.

Peki aldatmanın nedenleri nelerdir?

En önemli boyut olarak görülen “baştan çıkma” faktörü, diğer kişiye hayır diyememek, diğer kişi tarafından baştan çıkarılmak gibi nedenleri içeriyor.

Suçlama”, birlikte olunan kişiyle bir gelecek görmemek, ona güvenmemek ya da birlikte olunan kişiyle herhangi bir paylaşımın olmaması gibi nedenleri içeriyor.

Konunun doğası gereği bir diğer boyut ise “cinsellik” ve bu boyut birlikte olunan kişiyle cinsel hayatın kötü olması, birlikte olunan kişinin cinsel sorunlarının ve cinsel tabularının olması ya da daha iyi bir cinsel birliktelik arayışı gibi nedenleri içinde barındırıyor.

İçinde yaşadığımız toplumun barındırdığı normların ve kültürel yapının birtakım özelliklerini ifade eden “sosyal yapı” boyutu, tutucu bir çevrede yetişmiş olmak, ergenlikte sayıca az kişiyle birlikte olmak, erken evlilik ve görücü usulu evlilik yapmış olmak gibi nedenleri içeriyor.

İntikam” ise aldatmanın bir diğer boyutu. Birlikte olunan kişiyi cezalandırmak, onun hak etmiş olması, ona kızgınlık duymak ya da sadece inat olsun diye gibi nedenler bu boyutun altında yer alıyor.

Son boyut olarak ise “uyaran arayışı” çıkıyor karşımıza. Heyecan, yenilik, eğlence arayışı ya da monotonluktan sıkılma gibi aldatma nedenleri “uyaran arayışı” boyutu altında toplanıyor.

Sonuç olarak aldatma, geçmişten günümüze gündem olma özelliğini hiç yitirmeyen bir kavram. İnsanlar üzerinde yarattığı etkilerden dolayı her zaman diliminde, her yerde ve her insan tarafından konuşulan ve tartışılan bir olgu.

Aldatma, çift terapistleri tarafından bir ilişkiye en çok zarar veren ama çalışılması bir o kadar da zor olan konulardan biri olarak değerlendirilmektedir. Aldatma yaşanması durumunda eşler, ilişkilerini tamir etmek isterlerse çift terapisi desteği almaları uygun olacaktır.

DİĞER HABERLER

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir