İyi bir spor salonu mu yoksa iyi bir eğitmen mi?

İyi bir spor salonu mu yoksa iyi bir eğitmen mi?


Sitemiz spor eğitmenlerinden Mert Yeşilpınar, ilk yazısında spora başlamak ile ilgili verilen o zor karar sonrasında yapılacak olan tercihin; iyi bir spor salonu mu yoksa iyi bir eğitmen mi olduğu konusunda okuyucuları bilgilendiriyor.

Günümüzde yanlış beslenme alışkanlıkları, oturarak çalışma hayatı, hareketsiz bir yaşam gibi olgular; fazla kilo almamıza, kalp damar sağlığımızın bozulmasına ve eklem ve omurga rahatsızlıklarımızın gün yüzüne çıkmasına sebep oluyor. Aynaya baktığınızda “-Neden daha iyi bir fiziğiniz olmasın?” diye düşünüyorsunuz. Ve hemen “spor yapmak” geçiyor aklınızdan. Çalışma saatleriniz, eviniz ile iş arasındaki mesafe, park sorunu, eş –çocuk dengesi ve bütçenizi de değerlendirerek, bir spor salonu arayışına giriyorsunuz. Yaşamınızın belirleyicilerini ön planda tutarak, size en yakın, temiz, hareket alanı geniş ve ucuz bir spor salonu arıyorsunuz. Ne tesadüf ki tam da sizin istediğiniz gibi bir spor salonu, hemen iki sokak ötede. Hem de yeni açılmış…

Düşünceniz şu; İşten çıkarsınız, hemen gidersiniz, biraz ısınırsınız, sonra iki-üç aletli çalışma, biraz daha yürüyüş, bisiklet, arkasından belki bir grup egzersizi vardır! Ona da katılıp evinize gidersiniz… Ertesi gün biraz ağrılarınız olur. Gitmezsiniz. İki gün sonra devam!  Artık başladık bırakamazsınız! Yine aynı şeyler… Ağrılar devam eder. “-Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” soruları uçuşuyor kafanızda. Etrafınızda spor yapanları gözlemlersiniz. Yeni bir alet keşfedersiniz. Tam da sizin amacınıza uygundur.  Hafif kilo ile yapmaya başlarsınız. Üç set, dört set bu kadar yeter… Herhalde olacak bu iş. Karnınız yanmaya başladı. Sonra biraz daha yürüyüş ve eve dönüş. Yaklaşık bir ay böyle geçer ve aynaya bakıp, tartıya çıktığınızda “-Aman tanrım! Hiçbir değişiklik yok!” Sinirlenirsiniz. Sporu filan bırakırsınız…

Peki size birkaç sorum olacak;

*Bu salonda, sağlık probleminiz olup olmadığını soran, sizin ölçülerinizi alan, amacınızı soran, eğitimli, en kötü Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu okuyan/bitirmiş bir EĞİTMEN yok mu?

*İçinizden kaç kişi gerçekten gittiği salondan memnun kaldı ve de hala devam ediyor?

*Aranızdan kaç kişi gerçekten motive edildi ve spora gitmek için can attı?

*Düzenli bir program çizildi mi ve siz buna uydunuz mu?

Cevaplarınızı duyar gibiyim…

Herkesin bütçesi ve zamanı özel bir eğitmen ile çalışmayı olabilir kılamaz. Fakat seçtiğimiz spor salonunun fiziki şartlarından çok (mutlaka alanları, duşu-tuvaleti temiz, yeteri kadar alet olmalı), eğitmenlerinin bilinçli, sertifikalı, ilk yardım eğitimi almış en önemlisi de tecrübesinin ne kadar olduğu ve sizin sağlık problemlerinize göre ne kadar amacınıza uygun çalıştıracağıdır. Unutmayalım ki işi spor salonundaki aletler değil, eğitmenler yapar.

İlk bir ayda su kaybı dışında birden bire kilolarca kayıplar yaşayamazsınız. Sağlıklı olmaz… Vücudunuzda değişiklikler görmeniz -ortalama- dört ayı bulacaktır. Eğitmeniniz hedeflerinizle ilgili doğru bir yol çizmeli, gerekirse doktorunuzla konuşmalı, hareket seçimlerinizi, sizin eklem açılarınız, kabiliyetiniz ve kondisyon durumunuza göre belirlemelidir. Sizi çok zorlayan komplike hareketler yerine, basit ama etkili hareketler ile hedef kasınızı en etkin şekilde çalıştırmalıdır. Böylelikle bıkmayacağınız, “ne hiçbir şey yapmamış kadar hafif ne de elinizi kolunuzu kaldıramayacak kadar ağır” bir egzersiz yapmış olacaksınız. Göreceksiniz ki hedefler aslında o kadar da uzak değil! Siz de iyi ve sağlıklı bir vücuda kavuşmuş, kondisyonunuz artmış, daha kuvvetli olmuşsunuz bile. Bunu ancak İYİ BİR EĞİTMEN ile sağlayabilirsiniz.

Lütfen sağlığınız gibi önemli bir konu için, hele ki Egzersiz Bilimi gibi bir okyanus için, İyi Bir Kaptan seçin ve ona sımsıkı tutunun. Gemiyi batırmayın ve istediğiniz limana ulaşın.

DİĞER HABERLER

Mert Yeşilpınar

Mert Yeşilpınar

Spor Eğitmeni

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir