Menopoz ve beslenme

Menopoz, yumurtalıkların görevlerini yerine getirememeye başlaması sonucu ortaya çıkar. Yumurtalıkların doğal ömrü yaklaşık olarak 35 yıldır ve çalışamaz hale gelmeleri yaşlanmanın doğal bir sonucudur. Menopoz âdet düzenini bozar. Adet kanamaları gecikmeye veya sıra atlamaya başlar.

Belirtiler bazen hamilelik ile karıştırılabilir. Adet araları iyice uzar. Bazı kişilerde kanamanın miktarı azalırken, bazı kişilerde aşırı kanama görülebilir. Şanslı bir azınlıkta ise adet kanamaları menopoza girince birden kesilir.
Yumurtalıklar çalışamaz hale gelince giderek daha az östrojen hormonu üretmeye başlarlar. Östrojen azalması, üreme faaliyetlerini kontrol eden bezelerdeki hormonel aktivitelerde belli belirsiz değişikliklere ve yeniden düzenlemelere neden olur. Östrojen seviyelerinin düşmesi “ani ateş basması” gibi değişiklikleri başlatabilir. Vücuttaki değişiklikler birçok kadında fiziksel veya zihinsel rahatsızlıklara neden olmaz.

Ani ateş basması genellikle göğüste bir ısınma hissiyle ortaya çıkar. Oradan boyuna, yüze ve bazen de tüm vücuda yayılır. Ateş hissiyle birlikte iğnelenme de görülür. Yüzde ateş basması sonucu ortaya çıkan kızarıklık başkaları tarafından rahatlıkla fark edilebilir. Geceleri ateş basması uyku düzenini bozabilir. Bazen de aşırı terleme veya üşüme uykuyu bölebilir. Ani ateş basması menopozdan hemen önce başlar ve yaklaşık 2-3 yıl devam eder. Menopozun birçok belirtisi vardır ancak bu belirtilerin kaynağı menopoz ile alakası olmayan rahatsızlıklar da olabilir:

Gerginlik, baş ağrısı ve baş dönmesi bunlardan birkaçıdır. Ayrıca menopoz nedeniyle sıklıkla karşılaşılan “yaşlanma endişesi” de birtakım rahatsızlıklara yol açabilir. Birçok kadın menopoz esnasında kilo aldığından yakınmaktadır. Bunun nedeni bazen tiroid faaliyetlerindeki azalma olabilir.

Menopoz dönemi genellikle 45- 50 yaş arasında kabul edilen bir olgudur. Bu yaşlarda oluşan menopoz dönemi doğurganlık özelliğinin bitişi olarak kabul edilmektedir. Menopoza giren bir kadın artık çocuk doğurma özelliğini kaybetmiş demektir. Ancak 35- 40 yaş altı kadınlarda kesilen adet kanamaları erken menopoz olarak adlandırılmaktadır. Bu durum ile karşı karşıya kalan kadınların bazıları kendiliğinden gebe kalabilirken bazıları ise yardımcı üreme tedavileri ile gebe kalmaktadır.

Kadının adet döngüsü 1 yılı geçmiş ve bu süre içinde kanama olmamış ise menopoz tanısı konabilir. Erken menopoz hariç normal menopozun geri dönüşü gibi bir ihtimali söz konusu değildir. Artık doğurganlık özelliği kaybedilmiştir ve kadının gebe kalma gibi şansı yoktur. 40 yaş altında bir kadında erken menopozun tanısını koymak önemlidir. Menopozla son derece ilişkili olan östrojen hormonu, hem erkek hem kadınlarda bulunmakla beraber, üreme yaşında kadınlarda seviyeleri çok daha yüksektir.

Östrojen kadınlarda göğüs gibi ikincil cinsiyet özelliklerinin gelişimini sağlar ve adet döngüsüyle ilişkili olan endometrium kalınlaşması ve diğer süreçleri düzenler. Östrojen eksikliği memelerde küçülme, vajinada kuruluk, cinsel ilişki esnasında ağrı, ciltte kırışıklık, saç dökülmesi, vajinada sarkma, cinsel isteksizlik ve cinsel ilişkiden zevk almama sonuçlarını doğurur.

Neden Açım? Neden Şişmanım?

Östrojen fazlalığında ise orantısız bir v ücut ortaya çıkar. Fazla östrojenin en kötü sonucu kanser hücrelerini uyarmasıdır. Östrojen hap olarak alınsa da vücut kendi kendine aşırı salgılama yapsa da fazlası kanseri tetikleyebilir. Östrojen düzeyinin kanda yüksek olması rahim ve meme kanseri için direkt bir risk faktörüdür. Östrojen fazlalığı yağ dokusunun miktarını artırır. Artan yağ dokusunda daha fazla testosteron östrojene çevrilir, bu da yağ dokusu miktarını daha da artırır. Sonuçta bir kısır döngü oluşur. Daha fazla östrojen daha fazla yağ; bu da yine daha fazla östrojen demektir. Sonuçta hücreler uyarılır ve vücutta kadınlık organlarında kanser gelişimi başlayabilir.

Östrojen fazlalığı vücudun su ve tuz tutmasına neden olur. Yüz yuvarlaklaşır, el ve ayaklarda şişlik ve ödem gelişir. Östrojen fazlalığı bacak damarlarının tıkanmasına, akciğere pıhtı kaçmasına, safra kesesinde taş oluşmasına ve tansiyonda artışa sebep olabilir. Vücuttaki bu karmaşık yapı sebebiyle olsa gerek, kadınlar, menopoza girerken korkuyorlar. Sıcak basması, uyku bozukluğu, kemik zayıflığı ve en önemlisi‘kadınlığımı kaybediyorum’endişesi bu dönemde kadınların gergin ve endişeli olmalarına sebep oluyor. Bu durumda doğal tedavi yöntemlerini öneriyorum danışanlarıma. Yaşam şekli değiştirilerek menopozun negatif etkileri etkisizleştirilebilir.

Peki nasıl yapacağız diyorsanız…

Beslenmenize dikkat etmeli, egzersiz yapmalı, yoga-meditasyon gibi ruha faydası olan aktivitelere yönelinmelidir. Bunların yanı sıra tercihe göre çeşitli destekler de kullanılabilir. Adaçayı: Doğal östrojenler içermektedir. Ateş basması, gece terlemelerinde rahatlatıcıdır. Soya fasulyesi: Soyadan elde edilen ve doğal östrojen olan isoflavonlar, menopoz şikayetlerini hafifletiyor.

Civan perçemi: Doğal östrojen kaynağıdır.

Anason: İçinde belli oranda doğal östrojenler ve benzer maddeler vardır. Menopoz sıkıntılarının yanı sıra uyku bozuklukları, gaz kolit, hazımsızlık şikayetlerine iyi geliyor.

Maydanoz: Doğal östrojenler içeren maydanoz menopoz şikayetlerini gidermek için etkili.

Kızılderili otu: Kızılderili kadınlar belli bir yaşa geldikten sonra birtakım rahatsızlıklarını gidermek için bu bitkiyi kullanıyorlardı.

Bu bitki Türkiye’de de bulunmakta.

Çuha çiçeği yağı: Kızılderililer’den mirastır, özellikle gece yatarken kullanılıyor. Bitkinin içinde östrojen yok. Ancak ateş basmaları, gece terlemeleri gibi şikayetlerin dışında egzamalara, kolesterole, kaşıntılara, adet sancılarına karşı etkili.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here