Türk kahvesi hakkında herşey

Kim hayır diyebilir ki bol köpüklü bir Türk kahvesine. Bir keyiftir Türk kahvesi, yemekten sonra kim hayır diyebilir? Nede olsa bir kahvenin kırk yıllık hatırı vardır. Peki kültürümüze böylesine yerleşmiş Türk kahvesinin beslenmemizdeki yeri ne bize sağladığı faydalar ne, zararları ne?

1 fincan kahve yaklaşık 57mg kafein içermektedir. Kafeinin metabolizmayı hızlandırıcı ve enerji verici etkisi vardır. Kafein sinir sistemini uyarıp zihinsel aktiviteyi güçlendirir. Uyuşukluğu giderip enerji verir ve uyanık kalmayı sağlar. Metabolizmayı hızlandırıcı etkisine bağlı olarak kilo kontrolüne de yardımcı olur.

Kahvenin bilinen bir diğer özelliği ise antioksidanlar içeriyor olmasıdır. Antioksidanlar ise kansere yol açan hücrelerin çoğalmasını engellemektedir.

National Geographic’te yayınlanan bir yazıda kafeinin en iyi psikoaktif olduğu söylemiştir. Kahve içerdigi antioksidanlar sebebiyle kişiye mutluluk vermektedir. Kahvenin sinir sistemi üzerine etkisi olduğundan seratonin, dopamin gibi sinir sistemi üzerinde etkili olan hormonların üretimine yardımcı olduğu düşünüldüğünden antantidepresan özelliğinin olabileceğine dair görüşler de vardır.

Kahve bazı ağrı kesicilerde bulunan bazı maddeleri içerdiğinden baş ağrısında da etkilidir. Ağrı kesicilerle kıyaslandığında kahve baş ağrısında yüzde 40 oranında daha etkilidir.

Kahvenin olumsuz etkileri düşünüldüğünde ilk olarak demir emilimine olan etkisinden bahsedersek; kahve içerdiği kafein sebebiyle demir emilimini azaltmaktadır. Günde 150 250 ml kahve içenlerde demirin bağırsaktaki emilimi %24-73 oranindan azalmaktadır. Bu sebeple kahve ile öğünler arasında en az 45 dakika bulunması demir emilimi açısından fayda sağlar.

Kahvenin aynı zamanda kalsiyum gibi diğer minerallerin emilimi üzerine de olumsuz etkisi vardır. Kahve kalsiyumun idrar ile vücuttan uzaklaşmasına sebep olduğundan osteoporoza (kemik ermesi) sebep olmaktadır. Bu sebeple kahveyi süt ürünleriyle beraber tüketerek biraz da olsa kalsiyum dengesini sağlamış oluruz.

Aşırı kahve tüketimi kalbin ritmini olumsuz yönde etkilemektedir. Kahvenin içerdiği kafein fazla tüketildiğinde, kalpte ritim bozuklukları meydana gelebilir. Düzensiz kalp atışları kalp çarpıntısına ya da taşikardi gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Edinburgh Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada kahvenin tansiyona olan etkisiyle araştırılmıştır. Düzenli olarak günde dörtbeş bardak kahve içenler üzerinde yapılan araştırmalarda kandaki basınç, yani tansiyon hızla yükselmiştır. Yapılan testlerde, yüksek miktarda kahve tüketiminin tansiyonu hızla yükselttiği görülmüştür.

Kahve migreni tetikleyen uyarıcıların başında sayılmaktadır. Kahvenin migren üzerine etkisini inceleyen araştırmalarda da kahvenin bileşenlerinin beyinde bulunan kan hücrelerini tetikleyerek migrene neden olduğu görülmüştür.

Kahve, ülser gibi mide rahatsızlıklarına neden olmasa da, midenin asit salgılamasını uyararak bu hastalıkların varlığında kötüleşmesini tetiklemektedir.

Kahvenin bir diğer zararlı etkisi de hamileler üzerinedir. Kafeinin anne karnındaki bebeğe zararlı olduğu bilinmektedir. Hamile kadınların günlük kafein tüketme sınırlarının 300 mg ile sınırlıdır.

Kahvenin en iyi tüketim şekli sade veya sütlü olaraktır. Aromalı şuruplu kahveler, kremalı kahveler yüksek oranda enerji içerdiğinden kilo kontrolünü sağlamada sıkıntıya sebep olur. Eğer içimi yumuşak kahve içilecekse de süt tozu yerine süt kullanılmalıdır.

DİĞER HABERLER

Berre Behdioğlu

Berre Behdioğlu

Beslenme ve Diyet Uzmanı

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir